der Menschenrechtsverein Türkei / Deutschland (TÜDAY) e.V. möchte Sie anlässlich des Tages der Menschenrechte herzlich einladen zu einer Veranstaltung:
"Ve değerli arkadaşlar,...evet, iddialı olarak söylüyorum, işkencede sıfır tolerans. (AK Parti sıralarından alkışlar). Varsa ispatınız söylersiniz Bizim hükümet olarak sorumluluğumuz, bu tür bir ispat olduğu zaman gereğini yapmaktır. Ama, iddia da, müddei de, iddiasını ispatla mükelleftir. Ve ülkemde benim şu anda işkence diye bir olay yoktur ve bunu bildikleri hâlde, birilerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmesini de Avrupa Birliğine giderek yalan yanlış haberler taşımasını da anlamak mümkün değildir...."(3 Eylül 2007 Recep Tayyip Erdoğan'ın meclis konuşması)
Milliyetçilik ve faşizmi nedir? Sorusuyla başlarsak;
Kişinin, kendi kültürü ve kendi soyundan olanı daha fazla sevmesi mi ? Dilinin, zaman içerisinde erimesini önleme gayretinde olması mı ? Kendi kültürünün en eski kültür olduğunu; dilinin ise öbür dünya dillerden daha zengin olduğunu söylemesi mi ? Kendi ırkının dünyanın en üstün ırkı olduğunu sanarak damarlarında asil kan olduğunu iddia etmesi veya başka bir deyişle, kendi ırkından birinin 'dünyaya bedel olduğunu' söylemesi mi ? Belki de hepsi... Bana göre, Milliyetçilik, 'ben' ve 'öteki' ikileminin doğrudan bir ürünüdür ve bunun gündelik hayattaki uzantısı da, 'öteki'nin aşağılanması, kültürünün boğulması; yani inkar ve imhasıdır.