Zum Verfahren gegen Ekrem İmamoğlu und weitere Inhaftierte – Aufruf zu konsequentem Handeln von Deutschland und der Europäischen Union
An die Presse, den Deutschen Bundestag und die Europäische Union
Köln, 11. März 2026 - Der TÜDAY Menschenrechtsverein Türkei/Deutschland e.V. beobachtet mit großer Sorge die aktuellen Entwicklungen rund um das Strafverfahren gegen den Istanbuler Oppositionspolitiker Ekrem İmamoğlu sowie zahlreiche weitere Angeklagte und Inhaftierte in der Türkei.
Das Verfahren, in dem hunderte Personen angeklagt sind und teils extrem hohe Haftstrafen gefordert werden, wirft erhebliche Fragen hinsichtlich der Einhaltung rechtsstaatlicher Prinzipien, der Unabhängigkeit der Justiz und der Wahrung grundlegender Menschenrechte auf. Internationale Beobachter und Menschenrechtsorganisationen äußern zunehmend Zweifel an der politischen Neutralität der Ermittlungen und der Strafverfolgung.
Als Menschenrechtsorganisation mit jahrzehntelanger Arbeit für Demokratie, Rechtsstaatlichkeit und Menschenrechte sieht der TÜDAY Menschenrechtsverein Türkei/Deutschland e.V. in diesen Entwicklungen einen weiteren besorgniserregenden Schritt der Einschränkung demokratischer Strukturen in der Türkei.
Vor diesem Hintergrund fordert der TÜDAY Menschenrechtsverein Türkei/Deutschland e.V. die Bundesregierung Deutschlands sowie die Institutionen der Europäischen Union auf, ihre politischen und diplomatischen Möglichkeiten entschlossen zu nutzen.
Wir fordern insbesondere:
1. Konsequente diplomatische Interventionen gegenüber der türkischen Regierung unter Führung von Recep Tayyip Erdoğan mit der klaren Forderung nach der Einhaltung rechtsstaatlicher Standards und fairer Gerichtsverfahren.
2. Internationale Prozessbeobachtung durch Vertreterinnen und Vertreter aus Deutschland und der Europäischen Union, um Transparenz und rechtsstaatliche Mindeststandards zu gewährleisten.
3. Eine klare politische Positionierung des Europäischen Parlaments sowie weiterer europäischer Institutionen gegen politisch motivierte Strafverfolgung und gegen die Einschränkung demokratischer Rechte.
4. Konsequente Nutzung politischer und wirtschaftlicher Instrumente der EU, um die türkische Regierung zur Einhaltung ihrer Verpflichtungen aus internationalen Menschenrechtsabkommen zu bewegen.
5. Die konsequente Einbindung internationaler Rechtsmechanismen, insbesondere des Europäischen Gerichtshofs für Menschenrechte, um Verstöße gegen grundlegende Freiheitsrechte zu überprüfen und zu sanktionieren.
Die Türkei ist Mitglied im Europarat und hat sich damit zur Einhaltung der Europäischen Menschenrechtskonvention verpflichtet. Diese Verpflichtungen müssen auch in politisch sensiblen Verfahren uneingeschränkt gelten.
Demokratie, Rechtsstaatlichkeit und Menschenrechte sind keine innerstaatliche Angelegenheit, sondern grundlegende Werte, zu deren Schutz sich die europäischen Staaten gemeinsam verpflichtet haben.
Der TÜDAY Menschenrechtsverein Türkei/Deutschland e.V. ruft daher Deutschland und die Europäische Union auf, auf allen politischen, diplomatischen und internationalen Ebenen entschieden für die Wahrung demokratischer Prinzipien und der Menschenrechte in der Türkei einzutreten.
Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklulara yönelik dava hakkında – Almanya ve Avrupa Birliği’ne kararlı adım atma çağrısı
Basına, Almanya Federal Meclisi’ne (Bundestag) ve Avrupa Birliği’ne
Köln, 11 Mart 2026 - TÜDAY Türkiye/Almanya İnsan Hakları Derneği, İstanbul’daki muhalif siyasetçi Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen ceza davası ile birlikte Türkiye’de yargılanan ve tutuklu bulunan çok sayıda kişiyle ilgili gelişmeleri büyük bir endişeyle takip etmektedir.
Yüzlerce kişinin yargılandığı ve bazı sanıklar hakkında son derece ağır hapis cezalarının talep edildiği bu dava, hukuk devleti ilkelerine uyulup uyulmadığı, yargının bağımsızlığı ve temel insan haklarının korunması açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Uluslararası gözlemciler ve insan hakları örgütleri, soruşturma ve kovuşturmaların siyasi tarafsızlığı konusunda giderek artan şüpheler dile getirmektedir.
Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanında on yıllara dayanan çalışmaları bulunan bir insan hakları örgütü olarak TÜDAY Türkiye/Almanya İnsan Hakları Derneği, bu gelişmeleri Türkiye’de demokratik yapıların daha da zayıflatılması yönünde son derece kaygı verici bir adım olarak değerlendirmektedir.
Bu çerçevede TÜDAY Türkiye/Almanya İnsan Hakları Derneği, Almanya Federal Hükümeti’ni ve Avrupa Birliği kurumlarını siyasi ve diplomatik olanaklarını kararlılıkla kullanmaya çağırmaktadır.
Özellikle şu adımların atılmasını talep ediyoruz:
1. Adil yargılama ve hukuk devleti ilkelerine uyulması yönünde açık talepler içeren kararlı diplomatik girişimlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye hükümetine karşı yürütülmesi.
2. Uluslararası dava gözlemcilerinin görevlendirilmesi, böylece yargılamaların şeffaflığının ve asgari hukuk devleti standartlarının sağlanması.
3. Avrupa Parlamentosu ve diğer Avrupa kurumlarının, siyasi saiklerle yürütülen kovuşturmalara ve demokratik hakların kısıtlanmasına karşı açık ve güçlü bir siyasi tutum alması.
4. Avrupa Birliği’nin siyasi ve ekonomik araçlarının kararlılıkla kullanılması, Türkiye hükümetinin uluslararası insan hakları sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerine uymasının sağlanması.
5. Uluslararası hukuk mekanizmalarının etkin biçimde devreye sokulması, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin temel özgürlüklerin ihlal edildiği durumları inceleyebilmesi ve gerekli kararları alabilmesi.
Türkiye, Avrupa Konseyi üyesidir ve bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymayı taahhüt etmiştir. Bu yükümlülükler, siyasi açıdan hassas davalar da dahil olmak üzere her koşulda eksiksiz uygulanmalıdır.
Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları yalnızca bir ülkenin iç meselesi değildir; bunlar Avrupa devletlerinin ortaklaşa korumayı taahhüt ettiği temel değerlerdir.
TÜDAY Türkiye/Almanya İnsan Hakları Derneği, bu nedenle Almanya’yı ve Avrupa Birliği’ni Türkiye’de demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının korunması için siyasi, diplomatik ve uluslararası tüm düzeylerde kararlı biçimde harekete geçmeye çağırmaktadır.